FARKEDİLMEDEN ÇİZİLEN YOLLAR

REKLAM VE PAZARLAMANIN FARKLARI
16 Eylül 2019

 

Her gün yeni insanlar ve yeni olaylarla karşı karşıya kalıyoruz. Bu olaylar karşısında zaman zaman tepkisiz kalsak da yaşadığımız, gördüğümüz hatta hissettiğimiz her duygu zihnimizde bir yer ediniyor. Psikolojik teorilerden yola çıkarsak zihnimizin alt bellek oluşumu 0-7 yaş arasında şekillenip oluşuyor. Hayatımızın geri kalanına ise bu temelden ileri doğru gitmek için kendimizi geliştiriyoruz. Bilinçli olarak yaptığımız şeyler beynimizde %7lik pay tutarken, bilinçaltımız %93lük bir orana sahip olarak hayatımızı şekillendirmemizde önemli rol oynuyor.

Yaklaşık olarak 1940ların sonunda iş dünyası tarafından da keşfedilen bu sistem kitlesel iletişim metotlarıyla bizleri kendine çekmeye başladı. Öncellikle yeni gelen neslin tüketici grubunu oluşturmak adına yasal kurallardan geçebilecek bilinçaltı ögeleri çizgi filmlerin bir parçası oldu. Ardından tek tek hayatımızın her alanına girerek aidatlık (biz) duygusuna ulaşmak istendi. Bu durum bazen aleni bir şekilde bazen de arka fonda gösterilmeden yapıldı. Örnek vermek gerekirse 1970lerde New York Time gazetesi yaşan hırsızlık olayların ardından 50 büyük mağazada arka fonda çalınan müziğin içine kısık sesle “Ben dürüstüm, bir  şey çalmayacağım” cümlesi yerleştirildi. Çalışmanın ardından Times dergisi hırsızlık olaylarında yüksek bir oranda azalma göründüğünü bildirmiştir. Defalarca tekrarlanan bu cümle sonuçlara bakıldığında bilinçaltına ulaşım sağlandığının en büyük örneklerindendir. Kişi vicdanıyla kaldığında kendine haklı ögeler arar, yaptığı yanlışları şekillendirir. Ancak dışarıdan bir güç kendinde var olan bilinçaltında bağdaştırdığı duygulara ulaştığında yaratmak istediği sahtelikten uzaklaşarak özüne dönmeyi tercih eder.

Çağrışım dediğimiz şeyin aslıda en temel özelliklerinden biri de bilinçaltındaki kararlardır. İlk 15 saniye içinde gerçekleşen bu olay bireylerde çeşitli öngörüler oluşturur. Mesela Satış Pazarlama departmanı için iş görüşmesine gideceğiz. Mülakatta verdiğimiz cevaplarımız kadar dış görünüşümüz de oldukça önemlidir. Giyeceğim kıyafetlerde kırmızı rengini tercih edebiliriz. Kırmızı rengi, gözün retina tabakasının hemen arkasında oluşur bu denli sanki üstünüze geldiğini hissedersiniz. Yüksek enerjisi ile satışın rengi olarak tanımlanır. Bilinçaltında ise en fazla uyaran dinamik, oldukça dikkat çeken, tutkulu ve seksi bir renktir. Bireyde dışadönük, güçlü, sıcak kanlı ve atletik duygularını uyandırır.

Renklerin objelerde de kritik bir konumda olduğunu söyleyebiliriz. Örneğin kartvizitlerde de genel olarak mavi rengin hakim olduğunu görürüz. Çünkü göz retinasının hemen önünde oluşur ve sizden uzaklaşarak, derinleşiyormuş hissiyatı verir. Bu da bilinç altında kendinden emin, sakin, huzurlu, yüksek konsantrasyonlu bir imaj yaratarak karşınızdakine oldukça güçlü bir güven aşılayarak kişisel ulaşıma teşvik eder.

 Küçük detaylarla oluşan koca dünyalarımızda algı çeşitliliği bazen en şiddetli savaşlara bazen de en büyük zaferlere yol açabilir. Var olduğumuz andan itibaren karşılaştığımız her olay bizlerde bir iz bırakır. Ancak reklamlar, renkler, sözler ve olgular her biri toplumda genelleştirilmiş bir algı havuzudur her birey kendine uygun olanı seçse de aldığımız kararlarda bilincimizin mi bilinçaltımızın mı daha ön planda olduğunu anlamak hayatımızı kolaylaştıracaktır.

Farklı alanlarda yaygın olan bilinçaltı kavramını daha detaylı öğrenmek  için Sigmaund Freud’un Bilinçaltı, Joseph Murphy’nin Bilinçaltının Gücü, İdris Bilen’in Bilinçaltınız Elimizde, Engin Büyükinal’ın İnsan Ruhuna Yöneliş adlı kitabını ve daha motivasyon ağırlıklı Aldous Huxley’in Algı Kapıları Cennet ve Cehennem kitaplarını okuyabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir